Yasemin CAN
Köşe Yazarı
Yasemin CAN
 

Kimse Gitmedi!

Bazı kalabalıklar vardır; davetle oluşur. Bazı kalabalıklar ise bir inancın, bir güvenin ve ortak bir heyecanın peşinden gelir. Dün akşam Davut Çetin'in seçim ofisinin açılışı ve ilk resmi adaylık ilanı için bir araya gelen kalabalık, bana daha çok ikincisini düşündürdü. Antalya'nın köklü firmalarının temsilcileri, ATSO'nun eski çalışanları, yeni girişimciler… Yılların tecrübesiyle geleceğin heyecanı aynı salonda buluştu. Kadını, erkeği, genci, yaş almışı… Farklı kuşaklardan insanlar aynı heyecanı paylaşmak için oradaydı. Üstelik programın saat 18.00'de, mesai saatinin hemen ardından başlaması nedeniyle katılamayanların da olduğunu düşünürsek, ortaya çıkan kalabalığın anlamı daha da büyüktü. Ama dün akşam asıl dikkat çeken, insanların kaç kişi olduğu değil, ne kadar süreyle orada kaldığıydı. Çünkü Antalya, yılın en sıcak günlerinden birini yaşıyordu. Seçim ofisi geniş bir mekândı ancak yoğun katılım nedeniyle soğutma sistemi kalabalığa yetişemedi. İçerisi giderek daha da ısındı. İnsanlar ellerindeki peçeteleri yelpazeye çevirdi. Yüzlerde ter vardı, sıcaklık hissediliyordu. Ama kimse salonu terk etmedi. Programın sonuna kadar herkes oradaydı. İşte bazen bir seçim kampanyasını anlatan en güçlü cümle, kürsüden söylenen sözler değildir... Bazen en güçlü cümle, insanların sessizce gösterdiği sabırdır. Dün akşam salonda olanlar yalnızca bir adaylık ilanına tanıklık etmedi. Aynı zamanda bir güven duygusunun nasıl karşılık bulduğunu da gösterdi. Çünkü insan, inanmadığı bir şey uğruna sıcağa, kalabalığa ve beklemeye kolay kolay katlanmaz. İnsanları orada tutan yalnızca konuşulanlar değildi. Belki yılların oluşturduğu güven, belki ortak bir beklentiydi... Ama bana göre bunun adı, en yalın haliyle gönül işiydi... Çünkü samimiyet davetiyeyle gelmez. Reklamla kurulmaz. Afişlerle anlatılmaz. Samimiyet hissedilir. Dün akşam o salonda hissedilen de tam olarak buydu. Belki günler, aylar sonra kürsüde hangi cümlelerin kurulduğu unutulacak. Ama Antalya'nın en sıcak akşamlarından birinde, insanların ellerindeki peçetelerle kendilerine serinlik sağlamaya çalışırken bile programın sonuna kadar salondan ayrılmaması kolay kolay unutulmayacak. Çünkü bazı görüntüler, yüzlerce cümleden daha güçlüdür. Ve bazen bir seçim sürecinin gerçek hikâyesi, kürsüde değil; sıcağa rağmen orayı terk etmeyen insanların gözlerinde yazılır. Dün akşam o salonda hava sıcaktı. Ama asıl mesele, insanların birbirine ve aynı hayale duyduğu sıcaklıktı.
Ekleme Tarihi: 10 Ağustos 2026 -Pazartesi
Yasemin CAN

Kimse Gitmedi!

Bazı kalabalıklar vardır; davetle oluşur.

Bazı kalabalıklar ise bir inancın, bir güvenin ve ortak bir heyecanın peşinden gelir.

Dün akşam Davut Çetin'in seçim ofisinin açılışı ve ilk resmi adaylık ilanı için bir araya gelen kalabalık, bana daha çok ikincisini düşündürdü.

Antalya'nın köklü firmalarının temsilcileri, ATSO'nun eski çalışanları, yeni girişimciler… Yılların tecrübesiyle geleceğin heyecanı aynı salonda buluştu. Kadını, erkeği, genci, yaş almışı… Farklı kuşaklardan insanlar aynı heyecanı paylaşmak için oradaydı.

Üstelik programın saat 18.00'de, mesai saatinin hemen ardından başlaması nedeniyle katılamayanların da olduğunu düşünürsek, ortaya çıkan kalabalığın anlamı daha da büyüktü.

Ama dün akşam asıl dikkat çeken, insanların kaç kişi olduğu değil, ne kadar süreyle orada kaldığıydı.

Çünkü Antalya, yılın en sıcak günlerinden birini yaşıyordu.

Seçim ofisi geniş bir mekândı ancak yoğun katılım nedeniyle soğutma sistemi kalabalığa yetişemedi. İçerisi giderek daha da ısındı. İnsanlar ellerindeki peçeteleri yelpazeye çevirdi. Yüzlerde ter vardı, sıcaklık hissediliyordu.

Ama kimse salonu terk etmedi.

Programın sonuna kadar herkes oradaydı.

İşte bazen bir seçim kampanyasını anlatan en güçlü cümle, kürsüden söylenen sözler değildir...

Bazen en güçlü cümle, insanların sessizce gösterdiği sabırdır.

Dün akşam salonda olanlar yalnızca bir adaylık ilanına tanıklık etmedi. Aynı zamanda bir güven duygusunun nasıl karşılık bulduğunu da gösterdi.

Çünkü insan, inanmadığı bir şey uğruna sıcağa, kalabalığa ve beklemeye kolay kolay katlanmaz.

İnsanları orada tutan yalnızca konuşulanlar değildi.

Belki yılların oluşturduğu güven, belki ortak bir beklentiydi...

Ama bana göre bunun adı, en yalın haliyle gönül işiydi...

Çünkü samimiyet davetiyeyle gelmez.

Reklamla kurulmaz.

Afişlerle anlatılmaz.

Samimiyet hissedilir.

Dün akşam o salonda hissedilen de tam olarak buydu.

Belki günler, aylar sonra kürsüde hangi cümlelerin kurulduğu unutulacak.

Ama Antalya'nın en sıcak akşamlarından birinde, insanların ellerindeki peçetelerle kendilerine serinlik sağlamaya çalışırken bile programın sonuna kadar salondan ayrılmaması kolay kolay unutulmayacak.

Çünkü bazı görüntüler, yüzlerce cümleden daha güçlüdür.

Ve bazen bir seçim sürecinin gerçek hikâyesi, kürsüde değil; sıcağa rağmen orayı terk etmeyen insanların gözlerinde yazılır.

Dün akşam o salonda hava sıcaktı.

Ama asıl mesele, insanların birbirine ve aynı hayale duyduğu sıcaklıktı.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve artworld.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.